@çocukluğunsonu
Sana baba demek... Bazen dilimin ucuna kadar gelip orada alev alan, bazen de hiç düşünmeden ağzımdan dökülen o en ağır kelime.
Beni 11 yaşında o kapının ardında bıraktığında, içimdeki o çocuğu da o güne kilitledin. Sen gittin, ben büyümek zorunda kaldım. Sekiz yıl. Dile kolay, sekiz koca yıl. Boyumun uzadığını, sesimin kalınlaştığını, hayata karşı nasıl öfkeyle bilendiğimi görmedin belkide görmek istemedin. Ben o yokluğunu isyanımla, kavgamla, dünyaya kafa tutarak doldurmaya çalıştım. Sen yoktun, ben de kendimi kimseye ezdirmemek için taştan bir duvar örmüştüm etrafıma.
İçimde ukdeler ve kuruntular kaldı o yıllardan.
İlk büyük hayal kırıklığımda arkamı yaslayacağım o koca çınar yoktu orada. Başarılarımda dönüp bakacağım gururlandıracağım bir insan yoktu o boşlukta. Fen lisesini kazandığımda yurda yerleşirken bir istedğin var mı diyen ses yoktu. Sadece bana babalık ve annelik yapan annem ve kardeşlerim... Sen hep 3. Şahıstın orada. Korkaktın, kendinden korkan etrafına zarar vereceğini bilen onları onarmaya çalışmayan bir korkak.
Bunları kendimi acındırmak için yazmıyorum, bil diye söylüyorum. Bil ki hayatı tozpembe görmeyen sen, benide o karanlıkta nasıl büyüttüğünü bil diye. O 11 yaşındaki çocuğun yaraları şuan 20 yaşındaki çocuğuk kabukları olduğunu bil diye.
İlk başlarda keşke yazmasaydım dedim. Yokluğuna çoktan alışmıştım. Keşke tekrar girmeseydi hayatıma. Çünkü kocaman bir belirsizlik oldu bir anda. Hiç bilmediğim bir karakter tekrar hayatımdaydı. Eskiden ördüğüm o duvarlar yıkılmaya başlamıştı tekrardan. Aynı havayı solumaya başlamıştık tekrardan.
Her ne kadar nefret etsemde o zamanlar senden, hep bir yanımda babam diye ağlayan bir çocuk vardı aslında. Senin o 9 yıl gözüne bakmadığın çocuğun içinde yanan bir alev var. Şuan senin hayatımda olman o kadar mutlu ediyor ki beni, bu mutluluk beni korkutuyor.
Sana çok kızgınım. O kadar kızgınım ki tüm anıları yaksam içimdeki o soğukluk sanki ısınmayacak. Bir yandanda '' Baba, bir şey olmayacak değil mi?'' Diyen çocuğun içindeki sana olan sevgi var. Yaşayamadığım o yılları yaşamak için duran bir çocuk. Sana olan öfkem sana olan sevgimdendir baba. Benim en büyük kavgamda en büyük özlemimde sensin baba.
Bir daha bırakmayacaksan bu çocuğu, açmayacaksan daha fazla yara
Hoş geldin babam hoş. Geç oldu güç olmasın...
Beni 11 yaşında o kapının ardında bıraktığında, içimdeki o çocuğu da o güne kilitledin. Sen gittin, ben büyümek zorunda kaldım. Sekiz yıl. Dile kolay, sekiz koca yıl. Boyumun uzadığını, sesimin kalınlaştığını, hayata karşı nasıl öfkeyle bilendiğimi görmedin belkide görmek istemedin. Ben o yokluğunu isyanımla, kavgamla, dünyaya kafa tutarak doldurmaya çalıştım. Sen yoktun, ben de kendimi kimseye ezdirmemek için taştan bir duvar örmüştüm etrafıma.
İçimde ukdeler ve kuruntular kaldı o yıllardan.
İlk büyük hayal kırıklığımda arkamı yaslayacağım o koca çınar yoktu orada. Başarılarımda dönüp bakacağım gururlandıracağım bir insan yoktu o boşlukta. Fen lisesini kazandığımda yurda yerleşirken bir istedğin var mı diyen ses yoktu. Sadece bana babalık ve annelik yapan annem ve kardeşlerim... Sen hep 3. Şahıstın orada. Korkaktın, kendinden korkan etrafına zarar vereceğini bilen onları onarmaya çalışmayan bir korkak.
Bunları kendimi acındırmak için yazmıyorum, bil diye söylüyorum. Bil ki hayatı tozpembe görmeyen sen, benide o karanlıkta nasıl büyüttüğünü bil diye. O 11 yaşındaki çocuğun yaraları şuan 20 yaşındaki çocuğuk kabukları olduğunu bil diye.
İlk başlarda keşke yazmasaydım dedim. Yokluğuna çoktan alışmıştım. Keşke tekrar girmeseydi hayatıma. Çünkü kocaman bir belirsizlik oldu bir anda. Hiç bilmediğim bir karakter tekrar hayatımdaydı. Eskiden ördüğüm o duvarlar yıkılmaya başlamıştı tekrardan. Aynı havayı solumaya başlamıştık tekrardan.
Her ne kadar nefret etsemde o zamanlar senden, hep bir yanımda babam diye ağlayan bir çocuk vardı aslında. Senin o 9 yıl gözüne bakmadığın çocuğun içinde yanan bir alev var. Şuan senin hayatımda olman o kadar mutlu ediyor ki beni, bu mutluluk beni korkutuyor.
Sana çok kızgınım. O kadar kızgınım ki tüm anıları yaksam içimdeki o soğukluk sanki ısınmayacak. Bir yandanda '' Baba, bir şey olmayacak değil mi?'' Diyen çocuğun içindeki sana olan sevgi var. Yaşayamadığım o yılları yaşamak için duran bir çocuk. Sana olan öfkem sana olan sevgimdendir baba. Benim en büyük kavgamda en büyük özlemimde sensin baba.
Bir daha bırakmayacaksan bu çocuğu, açmayacaksan daha fazla yara
Hoş geldin babam hoş. Geç oldu güç olmasın...
12 beğeni6 yorum
Yorumlar
🫂🫂
@Mersin 🫂
🥹🤍
@yosungozlu ☺️
geç olsun güç olmasın Baba.:')
@Su 🙃