Dolunayım profil fotoğrafı

@Dolunayım

Mağazanın kozmetik reyonunda, renkli şişelerin arasında hayatımda hiç bu kadar kaybolmuş hissetmemiştim. Elimdeki 150 TL’ye bakıyorum, bir de raflardaki "iksir" benzeri şişelere...

Bir şeyler anlamak ne mümkün! En sonunda çaresizlikten, yanımdan geçen iki kıza seslendim:

— "Şey, pardon, bir bakar mısınız?"

Kızlar nezaketle durup gülümsediler. "Tabii, buyurun?" dediler ama ben o an konuya nasıl gireceğimi bilemedim. Derin bir nefes alıp itiraf ettim:

— "Ya ben fondöten alacaktım ama hangisi iyi, hangisi kötü hiç bilemedim. Bu işleri pek beceremiyorum da, acaba bir yardımcı olabilir misiniz?"

Kızlar raflara şöyle bir göz ucuyla bakıp birkaç şişeyi ellerine aldılar. Yüzlerindeki ifade bir anda "eyvah" der gibi değişti. İçlerinden biri, elindeki şişeyi bırakıp bana döndü:

— "Bak, sakın buradan makyaj ürünü alma. Çok ucuzlar ve yüzünü mahvedersin, yazık olur."

İçimden, "İyi ki dedin be!" diye geçirdim. Demesen sanki ben profesyonel makyaj artistiymişim gibi her şeyi buradan dizecektim. Ama kazın ayağı öyle değildi işte... Biz de biliyorduk kaliteli ürünün yerini ama arkadaşım "Limit 150 TL" diye kestirip atmıştı. O parayla ne Gratis’e gidilir, ne de oraya kadar yürüyecek dermanım var.

Kızlar bir o şişeye baktılar bir bu şişeye. Sonunda en açık tonu gösterip:
— "En açığı bu, diğerleri bundan çok daha koyu durur," dediler.

Ben hemen araya girdim:

— "Valla ben hiç anlamam ama alacağım kişinin teni seninkinden biraz daha koyu gibi sanki?"
Kızlar birbirlerine bakıp

hafifçe omuz silktiler:

— "O zaman mecburen bunu alacaksın. Yani dediğimiz gibi, buradan alınmaz ama limitine göre bir tek bu var zaten. Başka seçenek de görünmüyor."

Elimde o tek seçenekle kalakaldım. Sanırım benim fondöten bilgim, bir balığın kuantum fiziği bilgisiyle yarışır düzeydeydi. 150 TL’lik bu maceradan geriye kalan; bir şişe belirsizlik ve benim makyaj dünyasındaki o muazzam beceriksizliğim oldu.

#makyajürünleribilgim
4 beğeni0 yorum