@Dolunayım
O günlerde okula bazı arkadaşlarım saçlarını örerek, farklı şekiller vererek gelirdi. Ben ise hep aynı modeli yapardım: at kuyruğu. Çünkü başka bir şey bilmiyordum.
Bir sabah aynanın karşısına geçtim. Haddinden uzun saçlarımı açtım, ikiye ayırıp taradım. Aynada kendime bakarken saçlarımı öyle bir seviyordum ki… “İnsan saçını sever mi?” demeyin, ben kendimde en çok onları severdim.
Aynaya bakıp komik yüzler yaparak eğleniyordum. Okula daha çok vardı, nasıl olsa yürüyerek gidecektim.
Saçlarımı taradıktan sonra, etrafta gördüğüm örgü modellerini denemeye karar verdim. Bir tutam aldım, başladım örmeye… İki yandan örgü yapmak istiyordum.
Ama olmadı.
Aynanın karşısında saatlerce uğraştım. Gözlerim doldu, ellerim yoruldu. En sonunda dayanamadım, saçlarımı çekiştirip “Allah’ın cezası, düzgün olsana ya…” diye söyleniverdim.
Pes ettim.
Saçlarımı bıraktım, her zamanki gibi at kuyruğu yaptım ve okula gittim.
O gün, aynanın karşısında döktüğüm gözyaşlarını kimse görmedi. Kimse gelip “Gel, saçlarını örelim” demedi. Ve o gün içimde bir ukde kaldı: örgülü saçlarla okula gitmek.
Biliyordum… Bir gün saç örmeyi kendi kendime öğrenecektim. Örecektim de. Ama belki de hiçbir zaman dışarı o örgülerle çıkmayacaktım.
Şimdi belki diyeceksiniz ki: “Bir saç örgüsünü becerememek bu kadar önemli mi?”
Bir de bunu 10 yaşındaki o küçük kıza sorun.
Cevabı sizden farklı olacaktır.
Vesselam.
#anılarlahikayeleredevam #saçörgüsümeselesi #küçükkızınmasumdüşünceleri
Bir sabah aynanın karşısına geçtim. Haddinden uzun saçlarımı açtım, ikiye ayırıp taradım. Aynada kendime bakarken saçlarımı öyle bir seviyordum ki… “İnsan saçını sever mi?” demeyin, ben kendimde en çok onları severdim.
Aynaya bakıp komik yüzler yaparak eğleniyordum. Okula daha çok vardı, nasıl olsa yürüyerek gidecektim.
Saçlarımı taradıktan sonra, etrafta gördüğüm örgü modellerini denemeye karar verdim. Bir tutam aldım, başladım örmeye… İki yandan örgü yapmak istiyordum.
Ama olmadı.
Aynanın karşısında saatlerce uğraştım. Gözlerim doldu, ellerim yoruldu. En sonunda dayanamadım, saçlarımı çekiştirip “Allah’ın cezası, düzgün olsana ya…” diye söyleniverdim.
Pes ettim.
Saçlarımı bıraktım, her zamanki gibi at kuyruğu yaptım ve okula gittim.
O gün, aynanın karşısında döktüğüm gözyaşlarını kimse görmedi. Kimse gelip “Gel, saçlarını örelim” demedi. Ve o gün içimde bir ukde kaldı: örgülü saçlarla okula gitmek.
Biliyordum… Bir gün saç örmeyi kendi kendime öğrenecektim. Örecektim de. Ama belki de hiçbir zaman dışarı o örgülerle çıkmayacaktım.
Şimdi belki diyeceksiniz ki: “Bir saç örgüsünü becerememek bu kadar önemli mi?”
Bir de bunu 10 yaşındaki o küçük kıza sorun.
Cevabı sizden farklı olacaktır.
Vesselam.
#anılarlahikayeleredevam #saçörgüsümeselesi #küçükkızınmasumdüşünceleri

4 beğeni0 yorum