@ErcümentÇözer
Bir sabah uyandım,
şehir henüz kendine gelmemişti.
Fırıncı ekmek, memur dosya,
çocuklar gelecek taşıyordu cebinde.
Gökyüzünde eski bir hüznün külü,
yeryüzünde yeni bir umudun sesi vardı.
Birileri kederini değiştirdi,
birileri kaderini.
Sonra öğrendim
Üzülmenin gerçek hazzını
gerçekten çok üzülen anlar.
Hüzün, alçak ve kaltaktır.
Ve biz,
bütün yenilgilerimize rağmen
yarına ütülü bir gömlek gibi
temiz bir gelecek bırakmaya çalıştık.
Çünkü bazı kimseler
Dünü değil yalnız; ezeli
hatırlamakla,
unutmamakla,
ve her şeye rağmen
ayağa kalkmakla yaşar.
Bizim hikâyemiz de budur:
Karanlığın içinden geçtik belki
ama ışığa bakmayı
hiçbir zaman bırakmadık ve
Arkadan gelene ışığı da.
şehir henüz kendine gelmemişti.
Fırıncı ekmek, memur dosya,
çocuklar gelecek taşıyordu cebinde.
Gökyüzünde eski bir hüznün külü,
yeryüzünde yeni bir umudun sesi vardı.
Birileri kederini değiştirdi,
birileri kaderini.
Sonra öğrendim
Üzülmenin gerçek hazzını
gerçekten çok üzülen anlar.
Hüzün, alçak ve kaltaktır.
Ve biz,
bütün yenilgilerimize rağmen
yarına ütülü bir gömlek gibi
temiz bir gelecek bırakmaya çalıştık.
Çünkü bazı kimseler
Dünü değil yalnız; ezeli
hatırlamakla,
unutmamakla,
ve her şeye rağmen
ayağa kalkmakla yaşar.
Bizim hikâyemiz de budur:
Karanlığın içinden geçtik belki
ama ışığa bakmayı
hiçbir zaman bırakmadık ve
Arkadan gelene ışığı da.
7 beğeni0 yorum