ErcümentÇözer profil fotoğrafı

@ErcümentÇözer

Zamanın Gölgelendiği Yerde

Bir kentin cebinde unutulmuş anahtarlar gibiyiz,
Hangi kapıyı açsak arkasında kendi sessizliğimiz.
Kaldırımlara yağan yağmur değil aslında,
Eski bir mevsimin kırılan cam kırıkları.
Herkes bir parça gölge taşır heybesinde,
Güneşe uzandıkça boyu uzayan,
Unuttukça ağırlaşan...
Biz ki tebeşir tozundan kaleler kurardık zamanın kıyısına,
Bir rüzgâr eserdi, adımız silinirdi haritalardan.
Şimdi hangi aynaya baksam,
Yüzümde başka bir çocuk yalnızlığı,
Gözlerimde eksilen renklerin çetelesi.
Ne kadar kaçsak da aynı durağa çıkıyor yollar,
Çünkü insan, en çok kaçtığı yere teğet geçer
Gece sökülürken kentin dikiş yerlerinden,
Kuşlar havalanır göğsümün içindeki o kırık ormandan.
Bir ses kalır geriye, puslu ve yankısız:
"Geçtiğin yolları unutma," der,
"Ayağına takılan taşlar da senden bir parçaydı."
Ve ben şimdi,
Işıkları sönmüş bir tiyatro sahnesinde
Kendi sessizliğimi alkışlıyorum.
Ne zaman tamamlanır bu yarım kalmış resim?
Hangi fırça darbesi siler zihnimdeki bu son gölgeyi?
Bilmeyen bir rüzgâr yanıtlıyor sorumu:
İnsan dediğin, kendi izini arayan bir yolcudan ibaret.
12 beğeni0 yorum