@ErcümentÇözer
Eşikte unutulmuş bir anahtar gibi
Pası kendi süzgünlüğünden.
Bir odadan bir odaya sürüklenen
O bildik eşya sesleri:
Hani bir şey ararsın da bulamazsın,
Bulsan da yeri burası değildir ya artık.
Öyle bir akşamüstü çöküşü
Eski konakların iç avlularına.
Biz ki gürültüsüz yaşama ustası,
Bir parça ekmek, bir parça sessizlik
Koyup çay bardağının yanına;
Geçip giden zamanı değil sadece,
Kendi gölgemizi seyrettik duvarlarda.
Oysa sokak, dışarıda akıp giden sokak...
Ne çok şey söylerdi de anlatamazdı
Pencerelerin ardında sıkışan o dar hayata.
Bir takvim yaprağı daha düşer yere,
Hiçbir mektuba sığmayan kırgınlıklarla.
Geçip giden hayat;
Ne tam kalabilirsin geride,
Ne gidebilirsin bir adım öteye.
Yalnızca bir ev kalır geriye,
İçinde unutulmuş adlarımızla.
Pası kendi süzgünlüğünden.
Bir odadan bir odaya sürüklenen
O bildik eşya sesleri:
Hani bir şey ararsın da bulamazsın,
Bulsan da yeri burası değildir ya artık.
Öyle bir akşamüstü çöküşü
Eski konakların iç avlularına.
Biz ki gürültüsüz yaşama ustası,
Bir parça ekmek, bir parça sessizlik
Koyup çay bardağının yanına;
Geçip giden zamanı değil sadece,
Kendi gölgemizi seyrettik duvarlarda.
Oysa sokak, dışarıda akıp giden sokak...
Ne çok şey söylerdi de anlatamazdı
Pencerelerin ardında sıkışan o dar hayata.
Bir takvim yaprağı daha düşer yere,
Hiçbir mektuba sığmayan kırgınlıklarla.
Geçip giden hayat;
Ne tam kalabilirsin geride,
Ne gidebilirsin bir adım öteye.
Yalnızca bir ev kalır geriye,
İçinde unutulmuş adlarımızla.
9 beğeni0 yorum