@Gülgez
Viktor Hugo'nun Notre-Dame'ın Kamburu romanında şöyle bir trajedi geçer: "Dünyanın en mutsuz insanı kendin misin sanıyorsun? Yanılıyorsun... Sen henüz acının ne olduğunu görmemişsin. Acı nedir bilir misin? Gerçek acı...
Bir adamın, kendisini zerre umursamayan, varlığından bile bihaber, ruhu fersah fersah uzak bir kadına körkütük aşık olmasıdır. Sevdiğinin yüzünde açacak tek bir tebessüm için bütün hayatını feda eden bir adamın; o kadın tarafından tiksintiyle geri çevrilmesidir. Kadın arkasını dönüp giderken, her adımının o aşık kalbe saplanan birer zehirli ok olduğunu asla bilmez...
Kudretli, mağrur ve diz çökmez bir adamın; bir kadının gözlerindeki büyüye, o yakıcı güzelliğe esir düşüp, onun karşısında çaresizlikle ufalanıp yok olmasıdır acı.
Kendi cennetini, değerini hiçbir zaman anlayamayacak bir kadının cehennemine feda ettiğini fark etmektir.
Ve en nihayetinde acı; bir adamın aklıyla kalbi arasında infaz edilmesidir: Akıl, gururunu çiğneyene lanetler yağdırırken; Kalbin, aldığı tüm ölümcül yaralara rağmen o devasa aşk uğruna celladını affetmesidir..."
Bir adamın, kendisini zerre umursamayan, varlığından bile bihaber, ruhu fersah fersah uzak bir kadına körkütük aşık olmasıdır. Sevdiğinin yüzünde açacak tek bir tebessüm için bütün hayatını feda eden bir adamın; o kadın tarafından tiksintiyle geri çevrilmesidir. Kadın arkasını dönüp giderken, her adımının o aşık kalbe saplanan birer zehirli ok olduğunu asla bilmez...
Kudretli, mağrur ve diz çökmez bir adamın; bir kadının gözlerindeki büyüye, o yakıcı güzelliğe esir düşüp, onun karşısında çaresizlikle ufalanıp yok olmasıdır acı.
Kendi cennetini, değerini hiçbir zaman anlayamayacak bir kadının cehennemine feda ettiğini fark etmektir.
Ve en nihayetinde acı; bir adamın aklıyla kalbi arasında infaz edilmesidir: Akıl, gururunu çiğneyene lanetler yağdırırken; Kalbin, aldığı tüm ölümcül yaralara rağmen o devasa aşk uğruna celladını affetmesidir..."
13 beğeni0 yorum