@Geceyolcusu
Unutulmuş bir şehrin sessizliği
Sokaklarımın lambaları çoktan söndü,
adımlarım yankı bile bırakmıyor artık.
Bir zamanlar kalabalık olan içim
şimdi terk edilmiş bir şehir gibi —
rüzgâr bile uğramıyor.
Camlarım kırık değil,
ama kimse içeri bakmıyor.
Kapılarım açık aslında,
ama kimse çalmıyor.
Ben bağırmayı unuttum,
sessizlik beni konuşur sanıyor.
İnsanların gülüşleri geçiyor yanımdan,
hiçbirine değmiyor gölgem.
Sanki ben bu dünyanın
yanlış yazılmış bir cümlesiyim,
okunmadan geçilen.
Anlatmak istiyorum,
kelimeler boğazımda üşüyor.
Dilim var diyorlar,
ama sesim yok benim —
çünkü kimse duymaya hazır değil gibi.
Ve ben,
içimde yıkılmış binaların arasında
tek başıma dolaşırken
şunu fark ediyorum:
Bazen insan
ölmüş gibi hissetmez…
sadece
hiç var olmamış gibi.
Sokaklarımın lambaları çoktan söndü,
adımlarım yankı bile bırakmıyor artık.
Bir zamanlar kalabalık olan içim
şimdi terk edilmiş bir şehir gibi —
rüzgâr bile uğramıyor.
Camlarım kırık değil,
ama kimse içeri bakmıyor.
Kapılarım açık aslında,
ama kimse çalmıyor.
Ben bağırmayı unuttum,
sessizlik beni konuşur sanıyor.
İnsanların gülüşleri geçiyor yanımdan,
hiçbirine değmiyor gölgem.
Sanki ben bu dünyanın
yanlış yazılmış bir cümlesiyim,
okunmadan geçilen.
Anlatmak istiyorum,
kelimeler boğazımda üşüyor.
Dilim var diyorlar,
ama sesim yok benim —
çünkü kimse duymaya hazır değil gibi.
Ve ben,
içimde yıkılmış binaların arasında
tek başıma dolaşırken
şunu fark ediyorum:
Bazen insan
ölmüş gibi hissetmez…
sadece
hiç var olmamış gibi.
16 beğeni0 yorum