@Geceyolcusu
Sessizliğin Omzunda
Omzumda akşam, avuçlarımda kış,
Bir rüzgâr geçiyor, adı konmamış.
Yorgunluk değil bu, susan bir iz,
İçimde yankılanan, görünmeyen deniz.
Bir dal eğiliyor, kırılmıyor yine,
Gücü kalmamış gibi bakıyor göğe.
Yara tenimde değil yalnız, derinde,
Kalbin en sessiz, en ücra yerinde.
Bir ses düşse geceye, usulca, ince,
Belki bahar iner solgun pencere.
Tek bir harf yeter bazen ömre,
Adı söylenmeden dokunur gönle.
Dil susmayı seçer, gözler anlatır,
Cesaret en çok sessizlikte ağır.
Yaklaşmak ister de geri kanat çırpar,
Mesafe bazen en uzun duvar.
Ben beklemem belki, vakit bekler beni,
Ay toplar geceden eksilen rengi.
Kim bilir... Belki bir gün esen yel gibi,
Adı söylenmeyen gelir kendi.
Ve o gün anlarsın sessizliğin dilini;
En derin sızı, en ince ezgidir kimi.
Çünkü bazı kalpler bağırmadan sever,
En güzel şiiri, susarak söyler.
Omzumda akşam, avuçlarımda kış,
Bir rüzgâr geçiyor, adı konmamış.
Yorgunluk değil bu, susan bir iz,
İçimde yankılanan, görünmeyen deniz.
Bir dal eğiliyor, kırılmıyor yine,
Gücü kalmamış gibi bakıyor göğe.
Yara tenimde değil yalnız, derinde,
Kalbin en sessiz, en ücra yerinde.
Bir ses düşse geceye, usulca, ince,
Belki bahar iner solgun pencere.
Tek bir harf yeter bazen ömre,
Adı söylenmeden dokunur gönle.
Dil susmayı seçer, gözler anlatır,
Cesaret en çok sessizlikte ağır.
Yaklaşmak ister de geri kanat çırpar,
Mesafe bazen en uzun duvar.
Ben beklemem belki, vakit bekler beni,
Ay toplar geceden eksilen rengi.
Kim bilir... Belki bir gün esen yel gibi,
Adı söylenmeyen gelir kendi.
Ve o gün anlarsın sessizliğin dilini;
En derin sızı, en ince ezgidir kimi.
Çünkü bazı kalpler bağırmadan sever,
En güzel şiiri, susarak söyler.
5 beğeni0 yorum