@Misswandergood
02 Ocak 2026…
İnsan nefret ettikleriyle yüzleşmezmiş, insan nefret ettiklerinin ta kendisiymiş. Duygusal bastırmanın verdiği ağır yük insanın yoluna zincir dolarmış ve bunu ister çıkar ister çıkarma ; zincirin ağırlığı başkasına dokunduğunda iki tarafında canı yanarmış.
Zaman sel gibi akıp giderken sırf hayatta kalabilmek için kayıp giden renklerinin mükafatını çekermişsin. Bunun acısı ise kendi varoluşsal sancından çıkarmış. İnsan en çok değişimden değil; zorunlu olduğu değişimden çok korkarmış meğer.
Beyin sana başka söylerken kalp sana başka atarmış. Beyin konuşur, kalp susarmış.
Buna alıştığında ise ağlamak zor gelirmiş insana.
İnsan nefret ettikleriyle yüzleşmezmiş, insan nefret ettiklerinin ta kendisiymiş. Duygusal bastırmanın verdiği ağır yük insanın yoluna zincir dolarmış ve bunu ister çıkar ister çıkarma ; zincirin ağırlığı başkasına dokunduğunda iki tarafında canı yanarmış.
Zaman sel gibi akıp giderken sırf hayatta kalabilmek için kayıp giden renklerinin mükafatını çekermişsin. Bunun acısı ise kendi varoluşsal sancından çıkarmış. İnsan en çok değişimden değil; zorunlu olduğu değişimden çok korkarmış meğer.
Beyin sana başka söylerken kalp sana başka atarmış. Beyin konuşur, kalp susarmış.
Buna alıştığında ise ağlamak zor gelirmiş insana.
5 beğeni0 yorum