Rüya profil fotoğrafı

@Rüya

İnsanlar bazen hiç tatmadıkları şeyleri küçümserler. Aşk da bunlardan biridir. Aşkı hiç yaşamamış bazı insanlar, onu birkaç güzel sözden, geçici histen ya da filmlerin abarttığı bir duygudan ibaret sanırlar. Bu yüzden aşkı gereksiz bulur, hatta bazen onunla dalga geçerler.
Bir yandan haklı olduklarını düşünüyorum. Çünkü dışarıdan bakıldığında aşk gerçekten de anlaşılması zor bir duygudur. Yaşanmamış bir hissi anlamlandırmaya çalışmak kolay değildir. İnsan bilmediği şeyin değerini tam olarak anlayamaz.
Ama bir yandan da haksız olduklarını da düşünüyorum.
Çünkü ben de aşkı hiç tatmadım.
En azından insanların anlattığı şekliyle değil. Hiç kimsenin elini tutup kalbimin yerinden çıkacakmış gibi attığını hissetmedim. Birinin gözlerine baktığımda aradığım kişinin o kişi olduğunu hissetmedim. Hiçbir hikâyenin içinde "işte bu aşk" diyebileceğim bir durumda bulunmadım. Ama buna rağmen aşkı küçümseyemedim.
Çünkü bazı duygular yaşanmadan da hissedilebilir.
Ben aşkı insanların gözlerinde gördüm, satırlarda okudum, şarkılarda dinledim.
Belki de bu yüzden yazmaya başladım.
Önce şiirler yazdım, sonra şarkılar ardından hikâyeler ve kitaplar...
Yazdığım her cümle sadece hayallerimden, etrafımda gördüğüm kişilerden esinleniyordu.
Yazdığım her kitap hep birilerine ulaşsın istedim. Örneğin,
Buz Tutan Kuğu'da;
"Bu kitap, hayatının herhangi bir döneminde kendini yalnız hissetmiş olan herkese..."
dedim.
Fotoğrafçı'da;
"Bu kitap, sadece fotoğrafçıdan 'Gül.' sözünü duyan kişilere..."
dedim.
Müziğin Ritmi'nde ise;
"Bu kitap, kalbinin ve düşüncelerinin yolunu kaybetmiş kişilere..."
dedim.
Fark ettim ki yazdığım her şey bir topluluğa sesleniyordu. Bir hissi paylaşan insanlara, aynı duygunun içinden geçmiş olanlara ulaşmaya çalışıyordu.
Ama artık farklı bir şey istiyorum.
Hiçbir zaman O'nu düşünerek bir cümle yazmamıştım. Bu yüzden ilk kez kalabalıklara değil, tek bir kişiye yazmak istiyorum.
Bir şiirin her dizesinde aynı insanı anmak, bir şarkının her notasına aynı ismi düşünmek istiyorum. Bir kitabın ilk sayfasını açıp ithaf kısmına uzun uzun düşünmeden yalnızca onu yazmak istiyorum.
Çünkü bazen bütün hikâyeler, bütün şiirler ve bütün şarkılar tek bir kişiye ulaşabilmek için yazılır.
Belki ben aşkı hiç tatmadım.
Ama bir gün, bütün satırlarımın yalnızca bir kişiye ait olmasını isteyecek kadar ona inandım. Ve sanırım insanın aşkı anlaması için her zaman onu yaşamış olması gerekmiyor; bazen ona inanması yeterli oluyor.

Aslında birkaç gündür duruyordu bu yazı. #kendimenot diyerekten burada dursun.
18 beğeni2 yorum

Yorumlar

Büşra

Ben aşk üzerine daha önce böyle güzel yazı okumamıştım 🫠

Rüya

@Büşra 🥹🩷