@birihtimaldaha
İçimde, gürültüsü sadece bana ulaşan hummalı bir inşaat var her gün kurup her gece ellerimle yıktığım bir kale gibiyim.Dışarıdan bakıldığında, hayatın ritmine ayak uyduran, yüzündeki tebessümü eksik etmeyen o tanıdık siluetim. Herkes beni fırtınasız bir liman sanıyor oysa içimde, kuyrukları birbirine değmeyen binbir tilkinin uykusuz nöbetleri var. Beynimin kıvrımlarında her an yeni bir senaryo yazılıyor, her an geçmişin ve geleceğin hesaplaşması dönüyor. Zihnimin bu kalabalık meydanında, kendi gölgemle sessiz bir satranç oynuyorum.En zoru da bu zaten için daralırken dışarıya geniş bir gökyüzü sunmak. Göğüs kafesimde biriken o yoğun, isli karanlığı renkli bir tülün arkasına gizliyorum. İnsanlar tülün zarafetine bakıp içerideki yangını görmüyorlar. Acı, her zaman feryat figan bağırmaz; bazen en derin sızılar, en kusursuz gülüşlerin ardına saklanır. Zaten insanı en çok yoran şey, taşımak zorunda olduğu yükler değil; o yükleri taşırken sergilemek zorunda kaldığı o dik ve kaygısız duruştur. İçimdeki geceyle barış imzalamadım belki ama onunla aynı odada yaşamayı öğrendiğimden beri, en parlak yıldızların sadece zifiri karanlıkta göründüğünü biliyorum. Varsın dışarısı beni sadece bir tebessümden ibaret sansın; asıl hikaye, o tebessümün arkasındaki sessiz direnişte gizli. ‘)
17 beğeni0 yorum