@ela
Bazen bir mesaj sesiyle irkilmek istiyor insan. "İyi misin?" diyen bir cümle, "Bugün sesin kötü geldi" diyen bir dikkat. Ama telefon hep sessiz. Ekran aydınlanıyor, başkalarının bildirimleri düşüyor. Benim payıma düşen tek şey, o sessizliğin ağırlığı.Merakedilmemek görünmez olmak gibi. Odanın ortasında duruyorsun ama kimse dönüp bakmıyor. Konuşuyorsun ama sesin duvardan sekiyor, kulağa ulaşmıyor. Birinin aklının bir köşesinde "Acaba şimdi ne yapıyor" sorusu olmuyorsun.
En çok da geceleri koyuyor. Herkesin birileri tarafından düşünüldüğü saatlerde sen kendi kendini düşünüp duruyorsun. "Acaba biri şu an beni düşünüyor mudur "diye sorup cevabını bile bile susuyorsun.insan alışıyor sanıyorsun. Alışmıyor. Sadece kabuk bağlıyor. O kabuğun altında hala kanayan bir yer var: Kimsenin yokluğumu fark etmeyecek olması. Varlığımı zaten fark etmiyorlardı.Merak edilmemek, sevilmemekten bile daha keskin. Çünkü sevilmediğini bilirsin, kabullenirsin. Ama merak edilmediğinde hiç var olmamışsın gibi hissedersin.
En çok da geceleri koyuyor. Herkesin birileri tarafından düşünüldüğü saatlerde sen kendi kendini düşünüp duruyorsun. "Acaba biri şu an beni düşünüyor mudur "diye sorup cevabını bile bile susuyorsun.insan alışıyor sanıyorsun. Alışmıyor. Sadece kabuk bağlıyor. O kabuğun altında hala kanayan bir yer var: Kimsenin yokluğumu fark etmeyecek olması. Varlığımı zaten fark etmiyorlardı.Merak edilmemek, sevilmemekten bile daha keskin. Çünkü sevilmediğini bilirsin, kabullenirsin. Ama merak edilmediğinde hiç var olmamışsın gibi hissedersin.
2 beğeni0 yorum