@galaksininsesii
MASALIN BAHAR DURAĞI
Her masal kışın ayazında donmuş bir sessizlikle başlar ama kalem kağıda değdiğinde mevsim döner; bahar, sadece çiçeklerin açması değil, toprağın altına gömülen o sert derslerin uykusundan uyanıp birer tecrübeye dönüşmesidir. Hayat da böyle bir masaldır aslında; karşımıza iyiler, kötüler, prensler, cadılar ve kurtlar çıkar.
Bazen bir peri, elindeki asayı bizi iyileştirmek için değil, kendi ışığını parlatmak için sallar ve bıraktığı simli tozlar ruhumuzda ağır bir yük olur. Bazen de o karanlık ormanda karşımıza çıkan gölge, bizi korkutsa da aslında uçurumun kenarına gitmemizi engellemek için yolumuzu kesen bir settir. Biz onun hırıltısını duyup korkarken, o bizi uçurumdan koruyan tek settir.
İyilik her zaman beyaz elbiselerle gelmez, bazen en sert bahar rüzgarının içinde gizlidir; o hırçın rüzgarlar sadece dallardaki ölü yaprakları dökmek ve yeni sürgünlere yer açmak için eser. Kötülük ise her zaman sivri dişli değildir; bazen en tatlı zehri altın kadehlerde sunar.
Sayfalar ilerledikçe bazı karakterlerin masaldan ayrılması gerekir; mürekkebi bitenler ya da hikâyesi tamamlananlar, masalın toprağına karışan birer yaprak gibi yerini yeni isimlere bırakır. Bu bir terk ediş değil, hikâyenin evrilmesidir; çünkü bahar, eski çiçeklerin dökülmesine izin vermezse meyveye duracak gücü kendinde bulamaz.
Gidenler ardında kırık bir kılıç ya da sönmüş bir fener bıraksa da, o feneri nasıl yakacağımızı öğrenmek artık bizim kalemimize kalmıştır. Unutma ki en derin yara, doğru mevsim geldiğinde en canlı çiçeğin açtığı yerdir; hikâye bitmiyor, sadece kışın soğuk kabuğunu kırıp kendi baharına doğru çiçekleniyor.
#bahar #yaşanmışlık #hayat #acılar #birperimasalı #masalınbahardurağı #tabelasız
Her masal kışın ayazında donmuş bir sessizlikle başlar ama kalem kağıda değdiğinde mevsim döner; bahar, sadece çiçeklerin açması değil, toprağın altına gömülen o sert derslerin uykusundan uyanıp birer tecrübeye dönüşmesidir. Hayat da böyle bir masaldır aslında; karşımıza iyiler, kötüler, prensler, cadılar ve kurtlar çıkar.
Bazen bir peri, elindeki asayı bizi iyileştirmek için değil, kendi ışığını parlatmak için sallar ve bıraktığı simli tozlar ruhumuzda ağır bir yük olur. Bazen de o karanlık ormanda karşımıza çıkan gölge, bizi korkutsa da aslında uçurumun kenarına gitmemizi engellemek için yolumuzu kesen bir settir. Biz onun hırıltısını duyup korkarken, o bizi uçurumdan koruyan tek settir.
İyilik her zaman beyaz elbiselerle gelmez, bazen en sert bahar rüzgarının içinde gizlidir; o hırçın rüzgarlar sadece dallardaki ölü yaprakları dökmek ve yeni sürgünlere yer açmak için eser. Kötülük ise her zaman sivri dişli değildir; bazen en tatlı zehri altın kadehlerde sunar.
Sayfalar ilerledikçe bazı karakterlerin masaldan ayrılması gerekir; mürekkebi bitenler ya da hikâyesi tamamlananlar, masalın toprağına karışan birer yaprak gibi yerini yeni isimlere bırakır. Bu bir terk ediş değil, hikâyenin evrilmesidir; çünkü bahar, eski çiçeklerin dökülmesine izin vermezse meyveye duracak gücü kendinde bulamaz.
Gidenler ardında kırık bir kılıç ya da sönmüş bir fener bıraksa da, o feneri nasıl yakacağımızı öğrenmek artık bizim kalemimize kalmıştır. Unutma ki en derin yara, doğru mevsim geldiğinde en canlı çiçeğin açtığı yerdir; hikâye bitmiyor, sadece kışın soğuk kabuğunu kırıp kendi baharına doğru çiçekleniyor.
#bahar #yaşanmışlık #hayat #acılar #birperimasalı #masalınbahardurağı #tabelasız
10 beğeni0 yorum