galaksininsesii profil fotoğrafı

@galaksininsesii

Bir Başlangıcın İlk Yaprağı

Hayatın gürültülü caddelerinde bazı ruhlar dünyayı kedi adımlarıyla yürür; sessizce, sadece güvendiği anların sıcaklığına sığınarak... O ruhlardan biri, her gün insanların aceleyle geçip gittiği bir durakta, kalabalığın ortasında kendi küçük, renkli dünyasını büyütürdü. Çevresindeki herkes hayata düz çizgilerle bakarken, o ruh zihnindeki o masal odasını parmak uçlarıyla dışarı döker, görünmez nakışlar işlerdi etrafına.

​O durağın yakınlarında ise, dünyaya karşı kalın duvarlar örmüş, sessizliğin ve mesafenin ardına gizlenmiş bir yabancı dururdu. Kimseyle kelime fısıldaşmayan, kendi sınırları içinde yaşayan o adam, bir gün o kalabalığın ortasında kızın yarattığı o sessiz dünyaya doğru ilk adımı attı.
Dünyadaki pek çok insanın yaptığı o klişe, sırf etkilemek için söylenmiş sahte övgülerden arınmış, saf bir hayranlıkla eğildi kızın emeğinin üzerine. Kızın ruhundaki o çocuksu ama derin dünyaya samimi, takdir dolu bir selam bıraktı. O gün, iki yabancının hikayesinde zaman ilk kez yön değiştirdi.

​Araya haftalar, mevsimlerin yorgunluğu ve hayatın kendi ağır sınavları girdi. Geriye sadece uzaktan uzağa atılan, kelimesiz ama derin bakışların şifresi kaldı.

​Derken, uzun bir sessizliğin ardından yollarının yeniden kesiştiği o gün geldi. Adam, kalabalığın içinde olmasına rağmen, kızın gelişini hissetmiş gibi yüzünü tamamen ona çevirdi. Gözleri net, kaçamaksız ve sitemsizce birleştiğinde, bir tebessüm aradaki tüm o haftaların mesafesini tek bir saniyede sildi.

​Adam, iki aydır zihninde taşıdığı o soruyu fısıldadı sessizce: "Yarattığın o dünyaya yeni şeyler eklendi mi?" Kız, heyecanını saklayan muzip bir sesle karşılık verdi: "Neler neler hem de..." Adam ona hayatın tatlı ikramlarından birini sunmak istedi ancak kız, o gün kendi içindeki o yorgun, hassas döngüyle meşguldü; canı çok çekse de, o güvenli kedi adımlarıyla geri çekilerek nazikçe reddetti bu teklifi.

Ayrılık vakti gelip kız gitmeye yeltenirken, adam aralarındaki tüm mesafeleri tek bir cümleyle sıfırladı: "O dünyada benden de bir parça, benden de bir nişane olsun isterim."
​Kızın şaşkınlığına karşılık adam gülümsedi ve en çok göz önünde bulundurduğu o gizli sığınağı, cebinde taşıdığı küçük hazine kutusunu araladı. İçinde geçmişten kalan üç kurumuş çiçek ve bir de telli çalgıların ruhunu barındıran mistik bir pena vardı. Hayatının küçük detaylarını uzattı: "İstediğini al."

Kızın gözü bir an o penanın vaat ettiği şarkılara kaysa da, parmakları en asil, en derin anlama bürünen mor çiçeğe uzandı. Teşekkür edip ayrılırken, arkalarında kalan son bakışma çoktan yeni bir hikayenin ilk satırı olmuştu.

​Şimdi bu hikayeyi dışarıdan okuyan herkes, kızın o çiçeği alıp evdeki bir kutuya ya da bir kitabın sayfalarına saklayacağını düşünür. Ama hayır. Bazı şeyler raflarda kalırsa unutulur. Kız, o adamın ruhundaki bu naifliği her an yanında taşımak, tıpkı onun yaptığı gibi gözünün önünde korumak istedi.

Çiçeği aldı ve her gün dünyaya açılan o küçük aynasının içine, en görünen yerine yerleştirdi. Hikayenin en güzel cümlesi henüz kurulmadı; ama o küçük mor çiçek, şimdi kızın avucunda değil, tam kalbinin arkasında, içindeki o ürkek çocuğa "Bak, güvendeyiz" demenin en saf yolu olarak sessizce filizlenmeye devam ediyor...

#galaksininsesii #benimyazım #mywriting #lal #birhikayemvar #birbaşlangıcınilkyaprağı
galaksininsesii gönderi görseli 1
galaksininsesii gönderi görseli 2
15 beğeni0 yorum