@mazrub
Bir anka kuşu varmış,gökte özgürce gezen,yorulduğunda dahi amacını bulana kadar uçarmış.bazen dayanacak hiç gücü kalmazmış boş bulduğu bir ağaca,bir dala uzanırmış.ama her seferinde,amacına ulaşacağı her adımda uzandığı o yerden düşüverirmiş.çırpınsa,sesiyle tüm gökyüzünü inletse dahi kimse ona yardım etmezmiş.bir zamandan sonra artık anka kuşu kendini türünün en çirkin kuşu gibi hissetmeye başlamış.kimse onu dalında yatmasına izin vermezmiş,kuyruğunda ki ateşle her yeri kasıp kavursa da kimse ondan etkilenmezmiş.bir gün hiç durmadan amacına ulaşmak için yola çıkmış.günler, aylar,yıllar geçmiş ama anka kuşu durmamış. sanki amacını bulana kadar kanat çırpmaya ant içmiş.bir gün hızlı bir şekilde ağaçların arasından süzülürken bir dala çarpmış ve. hayatının tek anlamı olan kanadı kırılmış. oracıkta kalakalmış anka kuşu,yerinden kıpırdayamamış.ne kadar zaman geçti bilmiyormuş ama bir müddet orada baygın bir vaziyette yığılıp kalmış.kesilen kanadı çok acıyormuş ve bir yerde sağlam bir şekilde dinlenmesi lazımmış.zar zor toparlanmış anka kuşu,sanki amacına varmış gibi hareket etmiş.tek kanadıyla bir ağacın dalına varmış.o an bu ağaçtan da düşüverir mi hiç umurunda olmamış,tek derdi canıymış.kendini iyi hissedene kadar o ağacın tepesinde kalmış.en şaşırdığı şey ise kaç gün geçmesine rağmen hala o ağaçtan düşüp başka yere gitmeyi denememiş.o an sanki anka kuşu ağacın ona iyi geldiğini ve gitmesini istemediğini düşünmüş,ilk defa o an kendini iyi hissetmiş anka kuşu.sanki o andan itibaren bir canlılık gelmiş yüzüne,acısı hafiflemiş. uzun zaman sonra gerçek anlamda dinlendiğini hissetmiş.bir gün çok acıktığını hissetmiş anka kuşu,hem de ona can veren ağacın sulanması gerektiğini düşünmüş. kendisine yemek ararken minnettar olduğu ağaca da su aramaya koyulmuş.belki de bunu istemeyecek diye düşünmüş ama niyeyse bir an kendiside ona iyi gelmek istemiş.ilk defa böyle hissediyormuş çünkü gökyüzünde uçmaya başladığından beri kimsenin ona iyiliği dokunmamış,kimse onu sevmemiş.o yüzden ilk defa kutsal kıldığı bir şeye faydası olsun istemiş anka kuşu.günler geçmiş ve sonunda ikisine de yetebilecek kadar erzak toplamayı başarabilmiş.tek kanadıyla zor hareket etse de ağacın mutlu olacağını düşünüp kendini avutmaya çalışmış. çabalamış,uğraşmış ve nihayet ki sonunda ağacın olduğu yere varmış.ama bir bakmış anka kuşu çok sevdiği,minnettar olduğu ağaç orada yokmuş,sanki hiç var olmamış gibi kaybolmuş.onun olduğu yere doğru bakarken sadece ondan geriye köklerinin kaldığını görmüş,çünkü çok sevdiği ağacı kesilmiş.o an anka kuşu kalbinde derin bir sızı hissetmiş, kesildiği kanadından bile daha fazla bir acı çekmiş.anka kuşu ağaç için o kadar uğraşırken,canının yanmasına rağmen günlerce kanat çırparken ağacın neden böyle yaptığını hiç anlamamış.ve anka kuşu ilk o zaman amacına vardığını anlamış.yıllar boyu aradığı amacı ağaçmış,asırlardır hasret kaldığı duygu ise sevgiymiş.anka kuşu sevgiyi ilk ağaçta hissetmiş.ağaç bunun fazla olduğunu düşünse de anka kuşu yıllar boyu onu anmaya,onun acısını yaşamaya devam etmiş. hem özlüyormuş,hem de içten içe kırılıyormuş anka kuşu,ağaca.sonra asırlar geçmiş ve hasretinden tekrar küllerinden doğmuş anka kuşu.sanki ağacı bir daha görebilcekmiş gibi tekrar küllerinden doğmuş ve mutheşem olan,kuyruğunda ki ateşle her yeri kasıp kavuran anka kuşu basit bir ağacın acısına yenilmiş.
#mazrub
#mazrub
18 beğeni0 yorum