@onuncuilhamperisi
Seninle biz beraberken dünyadaki diğer tüm çiftlerden daha mutluyduk, hatta belki daha güçlüydük. Ne dünya ne de biz buna hazır olmadığımız için birbirimizden uzaktan uzağa haber alacağız. Şimdi mesefeler, yollar, dağlar, denizler ve sınırlar var ama birbirimizi görebilecek alanlarda da birbirimizden ayrı otururduk, senin yüzün bana dönük olurdu, ben sana asla bakmazdım. Konuştuğumuz her şey sonsuzlukta yankılanıyor, ara ara duyuyorum "biz birlikte tehlikeliyiz" demelerini. Saçlarım saatine takıldığında "saçlarım dolanmış ölmekte olan parmaklarına başımı kurtarmam kâbil değil" diye herkesin içinde şiir okuduğumda da herkes dalga geçiyoruz sanmıştı, ilk ve son temastı birbirimize karşı ellerin saçlarımdaydı, bir tık Kafka ve Milena esintisi var bizde ancak ben hâlâ bekarım, yani hâlâ şansın var gerçi bunu yüzüne söylesem şans mı şanssızlık mı dersin. En son "gel bu gece yağmur altında dans et benimle" dediğimde "hayır" demiştin, neyse ki "bugün yağmur yok zaten o yüzden sordum olsa kendimi riske atmam" diye sıyrıldım işin içinden sana karşı ukala olmak hoşuma gidiyor yoksa başka kim benim gözlerimin içine bakıp "çok güzelsin" dediğinde "biliyorum ama arada söyle hoşuma gidiyor" diye cevap alabilir ki senden başka? "Annen ister mürvetini görmeyi" dediğimde "annemi kalpten götürürsün" cümlene karşılık kalp hedefim sendin ama ilk cümlemin öznesine sen kendi kendine beni koymuştun. Bu gece burada yağmur var hayır deseydin bile tutar elinden çıkarırdım seni, yol ortasında dans ederdik karşılığında da kahve yapardım sana hatta belki fal bakar, falda da hep kendimi çıkarırdım karşına, anlayacağın o ki, yalnızlığı kendine sen musallat ettin ama ben bir kez daha gelemem.
12 beğeni0 yorum