@otopsicireiss
Her insan, görünmez bir anlaşmanın tarafıdır. Kimsenin imzalamadığı, kimsenin şartlarını okumadığı bir anlaşma. Bu yüzden birbirimizi anlamıyoruz; yalnızca aynı felaketin farklı biçimlerde tezahür etmiş hâllerine bakıyoruz. Bir yüz gördüğümüzde bir insan değil, kendi uçurumunu taşıyan bir yabancı görüyoruz.Belki de insanları birbirine bağlayan şey sevgi değildir. Acı da değildir. Bizi birbirimize bağlayan şey, ortak bir çıkışsızlıktır. Aynı sona yürüyenlerin, yol boyunca birbirlerine verdikleri geçici isimlerdir dostluk, aşk ve sadakat.Bir gün fark ederiz ki hiçbir düşünce bizi kurtarmamıştır. Okuduğumuz kitaplar, inandığımız fikirler, uğruna savaştığımız değerler; hepsi gecenin ortasında sönen lambalar gibi ardımızda kalmıştır. Geriye yalnızca çıplak varoluş kalır: Neden burada olduğunu bilmeyen, neden gideceğini bilmeyen ve bu iki bilinmezlik arasında anlam üretmeye çalışan bir bilinç.İnsan trajiktir; çünkü hakikati öğrenmek ister. Daha trajik olan ise hakikatin hiçbir yerde saklı olmamasıdır. Evren cevaplarını kaybetmiş bir sorudur sanki. Bizler ise o sorunun içinde doğmuş yankılarız.Ölümün korkutucu olmasının sebebi yok olmak değildir. Hiçlikten geldik ve hiçliğe döneceğiz. Korkutucu olan, aradaki bu kısa parantezin açıklanamamasıdır. Birkaç on yıl boyunca yıldızların altında dolaşır, isimler edinir, aşklar yaşar, mezarlar kazar ve sonra hiçbir şey olmamış gibi çekip gideriz. Kozmosun sessizliği, bütün mezar taşlarından daha ağırdır.
Belki de en büyük bilgelik, bir anlam bulmak değil; anlamsızlığın karşısında dağılmamayı öğrenmektir. Çünkü insanın asıl sınavı ölüm değildir. Asıl sınav, ölümün kesinliğini bilerek sabah uyanabilmesidir.Ve gecenin en sessiz saatlerinde, herkes uyurken, insan kendi içine eğildiğinde aynı gerçekle karşılaşır: Varlık bir mucize değil, çözülmeyi bekleyen bir bilmecedir. Biz ise cevabı olmayan bu bilmecenin içinde, yavaş yavaş kendimize dönüşen gölgeleriz. Çünkü yaşam, bazılarının sandığı gibi ölüme doğru bir yürüyüş değil; hiçliğin, bir süreliğine kendisini insan kılığına sokmasından başka bir şey değildir.
#cioran #felsefe #ölüm #çürümeninkitabı
Belki de en büyük bilgelik, bir anlam bulmak değil; anlamsızlığın karşısında dağılmamayı öğrenmektir. Çünkü insanın asıl sınavı ölüm değildir. Asıl sınav, ölümün kesinliğini bilerek sabah uyanabilmesidir.Ve gecenin en sessiz saatlerinde, herkes uyurken, insan kendi içine eğildiğinde aynı gerçekle karşılaşır: Varlık bir mucize değil, çözülmeyi bekleyen bir bilmecedir. Biz ise cevabı olmayan bu bilmecenin içinde, yavaş yavaş kendimize dönüşen gölgeleriz. Çünkü yaşam, bazılarının sandığı gibi ölüme doğru bir yürüyüş değil; hiçliğin, bir süreliğine kendisini insan kılığına sokmasından başka bir şey değildir.
#cioran #felsefe #ölüm #çürümeninkitabı

10 beğeni0 yorum