@otopsicireiss
İnsan bu dünyaya bir amaçla gelmez; daha doğrusu ona bir amaç verilmez. İnsan, amaçsızlığın ortasına bırakılmış bir bilinç yarığıdır. Varlık dediğimiz şey, kozmosun kendi kendine düşürdüğü bir hatadır belki de. Bu yüzden yaşam dediğimiz fenomen, hakikatin değil, alışkanlığın sürdürdüğü bir ritüelden ibarettir. İnsan anlam arar; fakat evren cevap vermez. Sessizlikle kuşatılmış bir soru gibidir varlık. Bu yüzden yaşamak, çoğu zaman bir anlamı gerçekleştirmek değil, anlamsızlığın içinde dağılmadan kalabilme direncidir.
Cioran’ın dediği gibi Doğmak, varlığa düşmüş bir sürgündür. İnsan, hiçliğin huzurundan koparılmış bir bilinç parçasıdır. Yaşamak bu yüzden bir ilerleme değil, çoğu zaman varoluşun yavaş bir çözülüşüdür.Belki de insanın bu dünyaya geliş amacı yoktur; fakat tam da bu yokluk, insanın trajik özgürlüğünü yaratır. Çünkü amaç verilmemiştir ama soru bırakılmıştır.Ve insan, bütün ömrünü o sorunun etrafında dolaşarak geçirir: Hiçliğin daha dürüst olduğu bir yerde, var olmak gerçekten bir kazanç mıydı?
Belki de bu dünyaya gelişimizin tek gerçekliği şudur:Hiç doğmamış olmanın huzurunu hayat boyu özlemek.
Cioran’ın dediği gibi Doğmak, varlığa düşmüş bir sürgündür. İnsan, hiçliğin huzurundan koparılmış bir bilinç parçasıdır. Yaşamak bu yüzden bir ilerleme değil, çoğu zaman varoluşun yavaş bir çözülüşüdür.Belki de insanın bu dünyaya geliş amacı yoktur; fakat tam da bu yokluk, insanın trajik özgürlüğünü yaratır. Çünkü amaç verilmemiştir ama soru bırakılmıştır.Ve insan, bütün ömrünü o sorunun etrafında dolaşarak geçirir: Hiçliğin daha dürüst olduğu bir yerde, var olmak gerçekten bir kazanç mıydı?
Belki de bu dünyaya gelişimizin tek gerçekliği şudur:Hiç doğmamış olmanın huzurunu hayat boyu özlemek.

14 beğeni0 yorum