quiesw profil fotoğrafı

@quiesw

Geçen gün seslide veya genel sohbette birkaç kez aktif olmuştum. Beni daha önce görmeyen insanlar yeni misin diye sordu. Aslında yeni değilim. 8 aydır buradayım.

Tabelasız'ı Tumblr'da rastgele bir gönderinin yorumunda gördüm. Bir kullanıcıya önerilmişti. Denemek istedim. Aslında diğerleri gibi pek de etkileyici bir başlangıç değil, her şey tesadüf eseri olmuştu.

Yeni misin diye soranlar ardından tanışmak istedi. Kendini tanıt dediler. O an donup kaldım çünkü ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Aslında basit bir soru, adımı yaşımı vs. söylesem yeterliydi. Ama ben bir türlü cevap yazamadım.

O yüzden kendimi şimdi tanıtmak istiyorum.

Ben Aslı, 15 yaşında bir lise öğrencisiyim.

Ama şu an size anlatmak istediklerim sadece adım ve yaşım değil. Belki de içimde biriken şeyleri boşaltmak istiyorum ve çoğunuzu tanımadığım için daha rahatım.

Öncelikle hastalığımdan ve abimden bahsetmek istiyorum.

2 yıl kanser tedavisi almaya başladım. 6 ay verilen kemoterapi sonunda bu süreç bitti. Şu an iyiyim ama hastalığı atlatmış olmak etkileri geçtiği anlamına gelmiyor. Ne zaman koşmak istesem kalbim ağrıyor ya da durup dururken nefesim daralıyor. Bunları olabildiğince görmezden gelmeye çalışsam da sosyal hayatım etkileniyor. Zaten 2025 benim için tam bir travma oldu.

O yıl abimi kaybettim.

Ailem beni suçlarken ben onları suçluyorum, ama birbirimizi suçlama nedenlermiz tamamen farklı.

Abim vefat ettiği gece annem kardeşlerim ve bana "sizin yüzünüzden iyi bakamadım çocuğuma" demişti.

Benim suçlama nedenim ise onlar yüzünden asla abimi sevmemiş olmam. Aslında seviyordum ama sevmediğimi düşünüyordum ve en büyük pişmanlığım seni sevmiyorum diye abime de söylemek...

Onun beni ne kadar çok sevdiğini hastalık sürecinde daha iyi anlamıştım, ki ben hasta olduğumda akıl sağlığını biraz kaybetmişti. Zaten engelliydi (kalp hastalığı, astım, epilepsi ve yürüme engeli). Ben ne zaman hastaneye tedavi için gitsem peşimden üzülürdü ve ambulansla onu da hastaneye götürürlerdi.

Akıl sağlığını kaybetmesi ise tamamen benimle ilgili değildi, sadece hastalığım biraz tetiklemişti. Asıl sebep ailem. Bir olay nedeniyle ailemden korkmuş ve bana üzülmesi de üstüne eklenince o duruma gelmişti. Arada bir iyileşip sonra tekrar kendini kaybediyordu. Yine böyle bir zamanda bana "senin saçların sarı mı?" diye sormasını unutamıyorum. Dökülen saçlarımı hastayken sarı olarak görmüştü.Onun beni gerçekten sevdiğini ise cenaze günü fark etmiştim maalesef.

Çünkü ailem bize hep ayrımcılık yaparak büyüttü. Üstelik en gereksiz konularda bile. Bu da arada bir kıskançlığa sebep oldu ama basit bir kardeş kıskançlığı değildi çünkü ben ailem sebebiyle her şeyin abim yüzünden bu kadar kötü olduğunu düşünmüştüm. Abimin hastalığı nedeniyle beni okula bir yıl erken verdiler, onunla aynı sınıfta olabileyim diye. Bir nevi beni bu dünyaya "bakıcı" olarak getirmişler gibiydi.

İlkokuldan ortaokula kadar hep aynı sınıfta ve çoğunlukla aynı sıradaydık. Hiç arkadaşım olmadı. Çünkü yanımda abim vardı, ben zaten asosyalim, o fazla yürüyemiyor ve onu bırakıp gidersen kötü hisseder diye arkadaş edinemiyorum ki önüme bazen fırsat çıkarsa ondan ayrılıyordum. (Örneğin bilgisayar dersi için sınıfı ikiye ayırıyorlardı, ben bilerek ayrı sınıfa geçmiştim o istemediğini söylediği halde.)

Sonuç olarak ortaokulda sınıftan kendime iki arkadaş edindim. İyi insanlardı ancak okulda karnımın ağrıdığı gün onların yanına gitmedim (aslında bu ağrı kanserimden kaynaklıymış), onlar da benim yanıma gelmedi. Böyle olunca ben bir daha onların yanına gitmedim çünkü ben hastayken gelememişlerdi, hep benim mi gitmem gerekiyordu?

Yaklaşık iki hafta sonra onlar otururken sınıf da yarı yarıya boşken yanlarına gidip oturdum ve duyduğum ilk cümle "Aslı gider misin, biz seni istemiyoruz."

Soğuk davranıyormuşum onlara, haklıydılar da ama hak etmişlerdi. Yine de üzülen ben oldum. Birkaç hafta sonraysa ameliyata alındım hastalığım ortaya çıktı. Okula çok sık gitmiyordum tabii. Hele ikinci dönem hiç yoktum. Birkaç kez gitmiştim ve o zamanlar aramızı düzeltmiştik. Ama eskisi kadar samimi olamadık.

Kanser sürecim LGS dönemime denk gelmişti ve sınavda 403 puan aldım. Gayet iyi bir puandı ama iyi bir okula gitmek için yetmiyordu. Oturduğum ilçede genellikle imam hatip liseleri vardı ve ben de bunu istemiyordum. Birkaç fen lisesine puanım yetmesine rağmen ilçemizde uzak ve ben hasta olduğum için babam göndermedi.

Sonuç olarak çok kötü bir okulda iki yılımı kaybettim. Abim liseye geçeceğim dönemde (9 Ağustos yaz tatili) vefat ettiği için lisede onunla birlikte değildim ki zaten ona ayrı bir okul çıkmıştı ama gidemedi maalesef. Tek başıma olduğum için biraz daha sosyalleşmeye çalıştım. Kendime iki arkadaş edindim.

Onlarla da ilişkilerim daha sonra kesildi çünkü 9. sınıfta okul birincisi olmam nedeniyle kıskançlıklar ortaya çıktı. Bu birincilik sadece 9. sınıfın ilk dönemiydi ama sürekli bu konuda laf atılmasına dayanamadım. Yani psikolojik olarak zorbalık başladı. Direkt bir şey yapmıyorlardı ama bakışları, davranışları ve sözleri rahatsız ediciydi.

Lisede yaşadığım bu olaylara dayanamadım ve ailemin de biraz etkisiyle ilaç içmeye kalktım. Tabii ki sonrasında ağlayarak müdüre gittim ve beni hastaneye götürdüler.

Sonrasında her şey düzeldi şu an liseden nakil almayı düşünüyorum, hastalığımın sadece yan etkilerini yaşıyorum ve kontrole gidiyorum, saçlarım uzadı her şey normale dönüyor ama hâlâ bir yerlerde kırgın hissediyorum. Kimseye karşı değil kendime karşı.

Bunca olay beni çok değiştirdi. Belki normal konuşma olan ortamlarda bile istenmediğimi hissediyorum, belki tekrar "seni istemiyoruz" cümlesini duyamamak için ilk adımı atmaktan korkuyorum, belki en normal davranışları bile bana yönelik bir istememe olarak algılıyorum.
Bude
Şu ana kadar tek bir arkadaşım olmadı. Ne Tabelasız'da ne de normal yaşantımda ama bir yerde bir şeyleri değiştirmeliyiz.

Tabelasız'ı tam da bu yüzden seviyorum. Henüz buraya "ailem" diyebileceğim kadar kaynaşmadım ama aile olanları görmek bile bir yerlerde huzur veriyor.

Yaşananları unutamasak da bir yerlerde buraya ait hissedebileceğimi umuyorum ve bu bile Tabelasız'da bir yolcu olmam için yeterli gibi.

Şimdilik buraya kadar. Okuyan herkese teşekkürler. İçimi boşaltmak iyi geldi...


#biradetquiesw #budefaalıntıdeğil
12 beğeni5 yorum

Yorumlar

Charlotte

geçmiş olsun ve başın sağ olsun. umarım hayatının bundan sonrasında hep mutlu olursun ve ailem diyebileceğin dostların olur🩷🫂

Nazlı

yaşım senden oldukça büyük arkadaşın olamam ama istersen bir ablan olarak her zaman buradayım aklında bulunsun. memnun oldum Aslı sana ve hikayene eşlik etmek isteriz ne zaman konuşmak istersen bir "selam" yazman yeterli. Nil karaibrahimgil bir şarkısında "şimdi duvara kendimi suçlu hissetmiyorum yaz ve oku" diyor bana çok yararı olmuştu umarım sana da yararı olur❤️ güzel kalbine sevgilerle🫠❤️

Amelya

İstediğin her zaman arkadaşın ya da ablanda olabilirim her zaman bana sadece ne olursa bir şey yazman yeterli . Umarım hep iyi olursun 🌸çok memnun oldum 🤍

Damilaa

Başın sağ olsun, çok geçmiş olsun. Okurken gerçekten çok üzüldüm acını kalbimde hissettim. Umarım hayat sana verdiği bu acıların bin katı kadar güzelliklerle gelir. İstediğin zaman bana yazabilirsin, kendini lütfen yalnız hissetme. Ne kadar iletişim kurduğun ya da burada ne kadar kişi tanıdığının önemi yok, sen de ailedensin🫂🫂

Rüya

başın sağ olsun ve geçmiş olsun. okurken gerçekten çok üzüldüm. umarım bundan sonra hayat sana güzel şeylerle gelir. umutlu ol ve bunu hiçbir zaman kaybetme her zaman bir çıkış yolu vardır bu acılardan. istediğin zaman bana yazabilirsin, tanışabiliriz, konuşabiliriz. 🩷✨️