@romeosuzjuliet
Bazen kelimeler de küser insana.
Kapının önüne bırakır kalbini,
anahtarını cebine koyup çeker gider.
Şimdi içimde uzun bir peron var.
Trenler kalkıyor ama ben binemiyorum.
Bir ıslık çalıyor uzakta
ince, metalik, ürperten
ve bütün cümlelerim o seste eriyip
rayların arasına sızıyor.
Eskiden dizelerim kuştu,
omzuma konardı akşamları.
Şimdi gökyüzü kapalı.
Kanatlarım ıslanmış,
uçmayı hatırlıyorum ama
rüzgârı hatırlayamıyorum.
Beynim sisli bir vadi gibi;
adımlarımın yankısı bile kayboluyor.
Duygularım uykuya yatmış,
üzerlerine ağır bir battaniye çekmişler.
Ne uyandırabiliyorum
ne de yanlarına kıvrılıp dinlenebiliyorum.
Sanki içimde bir istasyon anonsu var
ama hoparlör çatlak.
Adımı söylüyor belki
fakat ben kendimi duyamıyorum.
Yine de biliyorum
raylar pas tutsa da
trenler bir gün geri döner.
Sis dağılır,
ıslık bir şarkıya dönüşür
ve kelimeler
yeniden kapımı çalar.
Belki şimdi yazamıyorum.
Ama suskunluk da bir şiirdir;
yalnızca henüz adını koyamadığım.
Kapının önüne bırakır kalbini,
anahtarını cebine koyup çeker gider.
Şimdi içimde uzun bir peron var.
Trenler kalkıyor ama ben binemiyorum.
Bir ıslık çalıyor uzakta
ince, metalik, ürperten
ve bütün cümlelerim o seste eriyip
rayların arasına sızıyor.
Eskiden dizelerim kuştu,
omzuma konardı akşamları.
Şimdi gökyüzü kapalı.
Kanatlarım ıslanmış,
uçmayı hatırlıyorum ama
rüzgârı hatırlayamıyorum.
Beynim sisli bir vadi gibi;
adımlarımın yankısı bile kayboluyor.
Duygularım uykuya yatmış,
üzerlerine ağır bir battaniye çekmişler.
Ne uyandırabiliyorum
ne de yanlarına kıvrılıp dinlenebiliyorum.
Sanki içimde bir istasyon anonsu var
ama hoparlör çatlak.
Adımı söylüyor belki
fakat ben kendimi duyamıyorum.
Yine de biliyorum
raylar pas tutsa da
trenler bir gün geri döner.
Sis dağılır,
ıslık bir şarkıya dönüşür
ve kelimeler
yeniden kapımı çalar.
Belki şimdi yazamıyorum.
Ama suskunluk da bir şiirdir;
yalnızca henüz adını koyamadığım.
8 beğeni0 yorum