@ruyaaaa04
Yarın öbür gün bir İngilizce öğretmeni olarak sınıfa girdiğimde öğrencilerime sadece yeni bir dilin kapılarını açmayı değil, onlara dünyayı tanıtmayı ve barışın dilini öğretmeyi hayal ediyordum. Ancak bir öğretmenin sınıfında saldırıya uğradığı, bir öğrencinin sırasından koparıldığı bir dönemde ne eğitimi ne de geleceği tam anlamıyla konuşabiliyoruz.
Okul dediğimiz yer, hem öğretmen hem de öğrenci için sığınılacak en güvenli liman, huzurla dolan bir yuva olmalıydı. Okullar hep bize ikinci evimiz diye aşılandı. Oysa şimdi, ileride çok sevdiğim bu mesleği yaparken ''Acaba başımıza bir şey gelir mi?'' korkusunun gölgesinde kalmak istemiyorum. Bir öğretmenin canı, toplumun geleceğidir; bir öğrencinin canı ise o geleceğin ışığıdır. Şiddetin dilinin, eğitimin dilini susturmasına artık tahammülümüz kalmadı. Huzurun ve güvenliğin olmadığı bir okulda, hangi dili konuşursak konuşalım; acının, kaybın tercümesi hep aynı kalıyor.
Okul dediğimiz yer, hem öğretmen hem de öğrenci için sığınılacak en güvenli liman, huzurla dolan bir yuva olmalıydı. Okullar hep bize ikinci evimiz diye aşılandı. Oysa şimdi, ileride çok sevdiğim bu mesleği yaparken ''Acaba başımıza bir şey gelir mi?'' korkusunun gölgesinde kalmak istemiyorum. Bir öğretmenin canı, toplumun geleceğidir; bir öğrencinin canı ise o geleceğin ışığıdır. Şiddetin dilinin, eğitimin dilini susturmasına artık tahammülümüz kalmadı. Huzurun ve güvenliğin olmadığı bir okulda, hangi dili konuşursak konuşalım; acının, kaybın tercümesi hep aynı kalıyor.
17 beğeni0 yorum